Madde Bağımlılığı Nedir? Madde Bağımlılığı Tedavisi

Madde bağımlılığı kişide önemli ruhsal ve fiziksel sorunlara yol açmakta ve bu kişisel bağımlılık kişinin tüm sağlığını, ev ve iş hayatını tehlikeye atabilmekte ve hukuki konularla ilgili birçok kültürel soruna kapı aralamaktadır. Depresyon, bipolar bozukluk, bağımlılık, DEHB vb. sorunlar genellikle bağımlılığın yanında görülen psikolojik sorunlardır. Her şeyden önce, bağımlılık yapan maddeler kullanan herkesin bağımlı olma …

madde bagımlılıgı tedavisi

Madde bağımlılığı kişide önemli ruhsal ve fiziksel sorunlara yol açmakta ve bu kişisel bağımlılık kişinin tüm sağlığını, ev ve iş hayatını tehlikeye atabilmekte ve hukuki konularla ilgili birçok kültürel soruna kapı aralamaktadır. Depresyon, bipolar bozukluk, bağımlılık, DEHB vb. sorunlar genellikle bağımlılığın yanında görülen psikolojik sorunlardır. Her şeyden önce, bağımlılık yapan maddeler kullanan herkesin bağımlı olma potansiyeli vardır. Bağımlılık, zihin, dış dünya ve genetik yönelim ile ilgili bir beyin bozukluğudur. Madde bağımlılığı tedavisinde psikiyatrik ve psikolojik destek almak çok önemlidir.

Madde Bağımlılığı Nedir?

Bağımlılık, diyabet ve yüksek tansiyon gibi, tamamen iyileştirilemeyen ancak onunla yaşamayı öğrenerek normalleştirilebilen bir beyin hastalığıdır. Nasıl ki yüksek tansiyonu olan bir kişi günlük hayatını yönetebiliyor, aile kurabiliyor, çocuk sahibi olabiliyor ve işe gidebiliyorsa, madde bağımlısı olan bir kişi de işini aynı düzeyde yönetebilmektedir. Bağımlılık, insan beynini etkileyen bir rahatsızlıktır ve dünyanın kısa tarihinde en önemli sağlık sorunlarından biri olarak kabul edilmektedir. Bağımlıların beyin yapısındaki ve kimyalarındaki farklılıklara baktığımızda, isteyerek bağımlılık yapıcı madde kullanma eğiliminde oldukları görülmektedir.

Bağımlılıkta, insan beyninin haz bölümü olan ventriküler bölge, düşünme, muhakeme ve dürtü kontrolü gibi birçok beyin işlevinden sorumlu olan korteks bölümü ve hislerin kontrolünden sorumlu amigdala gibi dahil olmak üzere beynin birçok alanından sorumludur.  Bağımlılık başladıktan sonra beynin farklı bölgelerinde belirli değişiklikler oluşmaya başlamaktadır. Maddenin yutulması, zevk bölgesinden büyük bir dopamin salınımına neden olmaktadır. Üretilen bu dopamin kişiye yoğun haz vermektedir. Bu süre zarfında madde kullanımından kaynaklanan dopamin artışı prefrontal korteksin madde kullanımı ile çeşitli kararlar almasını ve istenilen hareketleri yapmasını zorlaştırmaktadır.

Kişinin madde kullanımı sırasında ortaya çıkan ve önceden değer verdiği davranışlarına (örneğin spor ve hobi faaliyetlerine) öncelik kazanan birçok biyopsikososyal değişiklerle belirli bir durumdur. Bağımlılığın ana tanımlayıcı karakteri (tıbben önerilmiş olsun olmasın) psikoaktif madde, alkol, tütün almak için arzu (sıklıkla güçlü, bazen önüne geçilmez) duymadır. Bir yoksunluk döneminden sonra maddeye tekrar dönüldüğünde bağımlılığı olmayan bireylere göre bağımlılık sendromu belirtilerinin daha çabuk çıktığı söylenir.

Madde Bağımlılığı Türleri

Esrar bağımlılığı, Bonzai, Ekstazi, Metamfetamin, A4, uçucu maddeler ( tiner, bali, gaz vb ), Opiat bağımlılığı, Taş (Crack) bağımlılığı olarak türleri bulunur.

Madde Bağımlılığı Belirtileri Nelerdir? 

Aşağıdakilerden üç ya da daha fazlası son bir yıl içinde bulunuyorsa, kesin bağımlılık tanısı konulabilir:

  • Maddeyi kullanmak için aşırı istek yani aşerme durumu, 
  • Madde alma davranışını kontrol etmekte güçlük yaşama durumu (başlangıç, bırakma ve kullanım dozu bakımlarından)
  • Madde ya da uyuşturucu kullanımı azaltıldığında ya da bırakıldığında yaşanılan yoksunluk belirtileri
  • Maddenin tipik bırakma sendromu, ya da bırakma belirtilerini giderebilmek için aynı ya da benzer maddeyi kullanma. Çapraz toleransın gelişmesi.
  • Dayanıklılık (tolerans) belirtileri, güncel olarak kullanılan dozlarda ortaya çıkan etkilerin daha fazla ortaya çıkabilmesi için daha yüksek madde veya uyuşturucu dozlarına ihtiyaç duyulması (örnek, tolerans geliştirmemiş bireyleri öldürebilecek dozda günlük uyuşturucu, alkol ve opium alan bağımlılardır.)
  • Maddeyi elde etmek, kullanmak, etkilerinden kurtulmak için harcanan zamanın diğer ilgi ve uğraşlara yer bırakmayacak şekilde giderek artması. Madde kullanım için gittikçe artan miktarda uğraşlar.
  • Aşırı alkol kullanımı nedeniyle yaşnılan karaciğer bozukluğu, ağır madde kullanımı dönemlerini izleyen depresif duygudurum, bilişsel yeteneklerde ilaç veya madde kullanımına bağlı bozulma gibi zarar görmesine rağmen madde kullanımını devam ettirme, sürdürme; kullanan kişinin yani bağımlı bireyin gördüğü zararın ne olduğunu ve boyutlarını bilmesine rağmen kullanıma devam etme durumlarını içerir.
  • İşte, okulda ya da evde alması beklenen başlıca sorumlulukları alamama ile sonuçlanan yineleyici bir biçimde madde kullanma durumu olarak tanımlanır.

Bağımlılık yapıcı maddeler, ara sıra kullanılsa bile vücuda ve beyne hızla zarar verir. Bağımlı olan kişinin kendine güveni azalır, oto kontrolü zayıflar. Prensipleri ve değerlerinden tavizler vermeye başlar. İdealleri ve geleceği ile ilgili ümitleri yıkılır. Kullandığı uyuşturucu ve maddeler bağışıklık sistemini zayıflatır. AIDS, frengi, verem, hepatit B ve C, kanser, kangren gibi birçok ölümcül hastalığa kapılma riski artar. Böylece madde kullanan kişi maddeyi alabilmek için önce mevcut parasını bitirir. Çevresindekilerin değerli eşyalarını ve paralarını çalmaya başlar. Hırsızlık, gasp, yankesicilik vb. suçlara karışır. Suç işlerken yakalanır ve özgürlüğünü kaybeder. Sağlığını ve en sonunda da hayatını kaybeder.

Madde Bağımlılığı Nasıl Tedavi Edilir?

Madde kullanım bozukluğu yaşayan bireylerin yaşam biçimlerini değiştirmek istememeleri, istedikleri zaman maddeyi bırakabileceklerine inanması, tedaviye karşı ambivalan tutumlarının olması yani düşüncelerinin sürekli çatışması, alkol ya da madde kullandıkları ortamdan ve arkadaşlardan uzaklaşmak istememeleri, madde kullanımı ve sorunları ile ilgili yeterli bilgilerinin olmaması gibi nedenler onların uyuşturucu ya da maddeyle ilgili bir sorunu olmadığını düşünmesine ve böylece tedaviye başvurmamasına yol açmaktadır.

Bağımlılık sürecinin ilk koşullarından biri, terapistin danışanının bir şeyleri doğru yapacağına dair umuttur. Alkol kötüye kullanımı ve madde bağımlılığının insanları fiziksel, zihinsel ve sosyal yönden kötüleştirdiği ve geçmişten günümüze en sorunlu durumlardan biri haline geldiğini söylemek doğru olacaktır. Sebep ne olursa olsun, bağımlılığı olan bir kişi hayatının sonucunu mahvedebilir. Yaşamla yenilikten daha alakalı bir şeye ulaşmak ileriye doğru hareket eder ve gözden kaybolur. Kayıtsızlık, paylaşma ve dayanışmanın duygusal işlevini sona erdirir.

Madde kullanım bozukluğu veya madde bağımlılığı olan bireylerin tedavisi; tıbbi tedavi, psiko-sosyal tedavi ve sosyal rehabilite programlarından oluşmaktadır. Madde kullanım bozukluğu yaşayan bireylerin ilaç tedavisi kısa süreli ve uzun süreli olmak üzere iki aşamada gerçekleştirilir. Kısa süreli ilaç tedavileri maddeye bağlı zehirlenme olarak gelişen fiziksel ve ruhsal bozukluklarda ya da bağımlılık yapan maddenin kesilmesi sırasında ortaya çıkan yoksunluk belirtilerinin kontrol altına alınması amacıyla yapılır. Uzun süreli ilaç tedavileri ise yerine koyma ya da sürdürme tedavisi olarak adlandırılır bu süreçte kişinin ayık kalma süresinin uzun tutulması üzerinde durulur. Bu tedavide alkol, eroin gibi bağımlılık yapıcı maddelere bağımlı olanlar sürekli ve çok yönlü tedavi programları içinde yer alır. Sosyal rehabilite programlarının temel amacı madde bağımlısı bireylerin yeniden topluma kazandırılması ve sosyal işlevselliğinin sağlanmasıdır. 

Özetle madde bağımlılığı tedavisi aslında şu şekildedir.

Uygulanacak tedavi yöntemi madde bağımlısının kişisel özelliklerine göre oluşturulmalıdır. Her birey biriciktir dolayısıyla tedavi planı biricik olmalıdır.

Psikiyatri desteği yani ilaç desteği ve psiko-sosyal müdahaleler birlikte uygulanmalıdır. Etkili bir bağımlılık tedavisi bireyin sadece madde kullanımıyla değil, ailevi, sosyal, ekonomik ve yasal sorunlarını da ele alabilmeyi gerektirmektedir

Madde kullanım bozukluğu olanlar tedavi olma ve kullandıkları maddeyi bırakmada kararsızlardır. Bu nedenle karar verdikleri dönemde tedavinin hazır olması önemlidir. Tedavi programı süreklilik göstermeli ve madde bağımlısı bireyin değişen gereksinimlerine uyabilmelidir.

Bireyin tedavi sırasında madde kullanımı olup olmadığı sürekli araştırılmalıdır. 

Uyuşturucu madde kullanan kişiler tedavi olabilir. Kişi bu maddeleri bıraktıktan sonra, hiçbir zaman bir daha kullanmamalıdır. Bir kez kullanması, onun eski günlerine dönmesine ve yıkıcı sonuçlar yaşamasına neden olabilir. Tedavinin başarısında en önemli etkenler şunlardır: 

  • Kişinin tedavi olmayı istemesi 
  • Kişinin maddeyi bırakmaya kendini hazır hissetmesi

NASIL TEDAVİ OLURUM? 

Risk taşıyan ortamlara girmemeye çalışın. 

Riskli olmayan ortamlarda olumlu alışkanlıklara sahip arkadaşlarınızla vakit geçirebilirsiniz. 

Bağımlılık yapıcı maddeyi denemenizle ilgili teklifte bulunulduğunda net bir ifadeyle “Hayır!” deyip o ortamı terk edebilirsiniz. “HAYIR!” demeyi öğrenin.

İstenilen şey önceliklerinizle ve yapmak istediklerinizle çelişiyorsa, size veya başkalarına zarar verebilecek bir şeyse kesin bir dille “Hayır!” demelisiniz. 

Yaşam becerilerinden biri olan “Hayır!” demeyi öğrendikçe, kişide kontrol duygusu ve özgüven artar. “Hayır!” diyemeyen kişi bağımlılığın ilk adımı olan deneme teklifine karşı koyamayacaktır.

Madde Bağımlılığı’nın Uzun Süreli Etkileri Nelerdir?

Madde bağımlılığının zararları, sağlık açısından kişi üzerinde çok fazla ve hayati tehlike söz konusudur. Madde bağımlılığı, yasal olmayan yollardan alınan uyuşturucu özelliği olan maddeyi alma isteği ve bu isteğe engel olamamasıdır. Uyuşturucu ve psikoaktif maddeler beyni ve onun çalışma sistemini tahrip eder. Bu sebeple bağımlılık bir beyin hastalığı olarak nitelendirilebilir. Tedavisi zor olan bir hastalık; bağımlılığı tarif etmek için en uygun tanımdır.

  • Zihinsel işlevlerde gerileme 
  • Koordinasyon ve kontrol kaybı 
  • Korku ve öfke problemi 
  • Hafıza problemleri
  • Ciltte solgunluk ve kırışıklık 
  • Döküntü ve sivilceler 
  • Cilt yaşlanması ve cilt kanseri
  • Nefes darlığı 
  • Akciğer hastalıkları 
  • Ağız kokusu ve gırtlak kanseri 
  • Diş çürümeleri, diş eti hastalıkları, diş kaybı 
  • Kişilik bozuklukları ve şizofreniye yakalanma riski yüksektir.
  • Depresyon, anksiyete gibi rahatsızlıklar ortaya çıkabilir.
  • Psikotik durumlar ortaya çıkabilir.
  • Kalp krizi ve koma durumları ortaya çıkabilir.

Eşim Çok Fazla Madde Tüketiyor, Ne Yapabilirim?

Eşinizin madde etkisi altında olduğunu fark ettiğinizde onunla iletişime geçmemeye çalışın. Çünkü bilinci yerinde olmadığı için olumsuz sonuçlar ortaya çıkabilecek davranışlar sergileyebilir. Öncelik olarak bunun bir beyin hastalığı olduğunu fark edin. Ertesi gün eşinizin ruh halinin stabil olduğunu gördüğünüzde uygun bir dille bu konudan dolayı endişe duyduğunuzu ve kendisi için ne yapabileceğinizi mutlaka sorun. Bunun bir tedavi edilebilir hastalık olduğunu vurgulayın.

Madde Bağımlısı Yakınımı Tedaviye Nasıl İkna Ederim?

Ben dili iletişim tekniği ve sandviç iletişim tekniği ile onunla bu durumun tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu dile getirin. Bu konuyla ilgili endişelerinizi paylaşın ve tedavi için araştırmalar yaptığınızı dile getirin. Her şeyden en önemlisi kendini güvenliğinizi tehdit altında hissediyorsanız aileden birine bu durumu açıklayıp güvenliğinizi kontrol altına almaya çalışın. Eğer madde kullanan kişi ile iletişiminizin kopuk olduğunu düşünüyorsanız eşinizin güvendiği ve sözünü dinlediği aileden biriyle bu konuyu birlikte paylaşın. Tüm bunlara rağmen tedaviye ikna etmekte zorlanıyorsanız bir uzmandan destek alabilirsiniz.

Madde Bağımlılığı Nasıl Anlaşılır?

Kullanan kişinin; sürekli uyuma isteği zaman zaman uyku ve açlık problemi yaşamadığı, öz bakımının yetersiz olması, duygu durumunun dengede olmaması durumlar madde kullanım belirtisi olarak bahsedilebilir. Kişinin eşyalarında, madde ile ilgili herhangi bir ipucunun olması örneğin, tütün sarma aleti, cam veya ampul, folyo vb gibi aletlerin olması şüphe duymanıza neden olan şeylerdir.

Madde Bağımlılığı İçin Alınacak Önlemler

Boşluk bağımlılık oluşturur bu sebeple kullanım riski taşıyan kişilerin boş zamanlarını sağlıklı bir şekilde doldurmaları önemlidir. Aile ile sağlıklı vakit geçirmek bağımlılığı önleyici durumlardır. Yapılan araştırmalar sağlıklı iletişimin olduğu ve bağların güçlü olduğu aile ortamında bu risk düzeyi düşmekte olduğunu göstermektedir.

  • Aile içi kural koyma düzenlemeleri
  • Öğrencilerin aktivitelerinin gözlemleme teknikleri
  • Uygun davranışların pekiştirilmesi
  • Net olarak belirlenmiş aile kurallarını güçlendiren orta dereceli ve tutarlı disiplin uygulamaları
Neonova Psikoloji

Neonova Psikoloji

Gaziantep Psikolog Kliniği: Neonova Psikoloji

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bilgi ve Randevu Al