Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Nedir? Terapi ve Tedavi Yöntemleri

Travma sonrası stres bozukluğu, travmatik ve zorlayıcı olayı tekrar tekrar yaşama, aşırı uyarılma hali ve travmatik durumla ilişkili uyaranlardan kaçınma şeklinde görülen, travma sonrasında gelişen bir ruhsal bozukluktur. Travma tedavisinde genellikle EMDR yani Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşlemleme tekniği adı verilen terapi ekolü, Bilişsel Davranışçı Terapi yöntemi, Psikanaliz ve Psikodinamik terapi yöntemleri kullanılmaktır ve …

travma sonrası stres

Travma sonrası stres bozukluğu, travmatik ve zorlayıcı olayı tekrar tekrar yaşama, aşırı uyarılma hali ve travmatik durumla ilişkili uyaranlardan kaçınma şeklinde görülen, travma sonrasında gelişen bir ruhsal bozukluktur. Travma tedavisinde genellikle EMDR yani Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşlemleme tekniği adı verilen terapi ekolü, Bilişsel Davranışçı Terapi yöntemi, Psikanaliz ve Psikodinamik terapi yöntemleri kullanılmaktır ve işlevseldir.

Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Nedir?

Travma sonrası stres bozukluğu, deneyimlenmiş olan travmatik olayın tekrarlayıcı bir şekilde sürekli hatırlanmasına, yaşanan olayla ilgili bazı sahnelerin kişinin gözünün önünden film şeridi gibi geçmesine, bu yüzden kaygı ve stres düzeylerinin devamlı yüksek olmasına, yaşanılan travmatik olayla ilgili kabusların görülüyor olmasına, yoğun duygusal bir rahatsızlığın hissedilmesine, kişide çaresizlik, dehşet gibi duyguların hissedilmesine neden olan, travma sonrasında gelişen bir ruhsal rahatsızlıktır. 

Psikolojik Travma Ne Demek?

Psikolojik travma, ruhsal bir yaralanmadır. Yaşanılan olaylar bireyin ruhsal anlamda yaralanıp, travmatize olması için yeterlidir. Psikolojik travma, kişinin baş edebilme kaynaklarının sınırını aşan ve yoğun bir korku, kaygı, çaresizlik veya dehşet hissi yaratan bir durumun sonucunda ortaya çıkan duygusal ve psikolojik etkidir diyebiliriz.

Fakat her travmatik olay, travmatik durum yaşayan kişi travma sonrası stres bozukluğu geliştirmemektedir.

Ağır Psikolojik Travmalar Nelerdir?

Travma sonrası stres bozukluğunun oluşmasında insan eliyle gerçekleşmiş travmaların etkisinin, doğal afetler sonucunda gerçekleşmiş travmaların etkilerinden daha büyük olduğu bilinmektedir. Özellikle insan eliyle yaşanılan travmaları, travma sonrası stres bozukluğu açısından değerlendirdiğimizde, kişi için artık dünyada bir başkası yani öteki güvenilir değildir. Bunun sebebi olarak yaşanılan travmatik yaşantı sonrasında kişinin duyduğu suçluluk duyguları, yetersizlik ve değersizlik hisleri, bireyin öteki kişi ve dünya ile ilgili algılarını, beklentilerini, ilişkilerini derinden yaraladığı görülmektedir.
Travma, kişi için her yaşta yıkıcı bir etki oluşturmaktadır. Derin ruhsal yıkım yaratan bu izlerin kalıcı ruhsal hasarlara yol açmaması için iyileştirilmesi gerekmektedir ve bunun için uygulanan farklı terapi teknikleri vardır. Bunlardan biri de EMDR yöntemidir.

Psikolojik Travma Ne Kadar Sürer?

Travma sonrası stres bozukluğu belirtileri, travma yaşandıktan 1 ay sonra kendini göstermeye başlayabilir. Travmatik olaylar tehlikeli, ezici ve aniden ortaya çıkabilirler. Bu tür durumların aşırı ve beklenmedik zorlukları, korkuyu, anksiyeteyi, geri çekilme ve kaçınmayı ortaya çıkarmaktadır. Travmatik olaylar, süreğenlikleri açısından akut veya kronik olabilmektedirler. Olayın etki süresi saniyeler, saatler veya günler boyunca sürebilmektedir. Travmatik olaylar, doğası gereği, olağandışıdırlar. Bu olağan dışılık, sadece günlük yaşam olaylarıyla kıyaslandığında daha seyrek ortaya çıkışlarıyla değil, aynı zamanda günlük yaşam olaylarıyla uyumu sağlayan başa çıkma becerilerinin olmamasıyla ilişkili olarak açıklanmaktadır.  

Psikolojik travma, kişinin zayıflığı ve güçsüzlüğüyle yüz yüze gelmesi durumudur. Travma anında kişi karşı konulamaz bir güç tarafından çaresiz bırakıldığı inancına sahip olur. Travmatik olay bize denetleme, bağlantı kurma ve anlamlandırma duyumlarını veren olağan baş etme sistemlerini felce uğratır.  

Kişinin yaşadığı durum biriciktir dolayısıyla psikolojik travma 1 ay veya daha uzun süre yaşanabilir. Ancak travma sonrası belirtilerin en fazla 6 ay sürmesi beklenilir. Bu süre zarfı dışında semptomlar yani belirtiler devam ediyorsa kişinin psikolojik destek alması gerekmektedir. 

Travmatik bir olay hakkında bir aydan daha uzun süreli rahatsız edici düşünceleri ve hisleri olan bireyler, bunlar özellikle çok şiddetliyse veya hayatlarını tekrar kontrol altına almakta zorlandıklarını hissettiriyorsa mutlaka bir psikoloğa ya da psikiyatra başvurmalıdır. Mümkün olan en kısa sürede tedavi sürecine başlamak travma sonrası stres bozukluğu belirtilerinin ilerlemesini önlemeye yardımcı olabilir.

İntihar düşüncesini aklından geçiren bireylerin mutlaka çevresindeki arkadaşlarına ya da sevdikleri, güvendikleri bir kişiye ulaşması veya bir psikologdan randevu alması ve intihar yardım destek hatlarından faydalanması önemlidir. Bu durumda olan kişilerin varlığından haberdar olan bireylerin de buna yardımcı olması önemlidir. Özellikle kendisine zarar verebilme ihtimali ya da intihara teşebbüs edebilecek durumda olduğu düşünülen kişiler için 112 acil durum servisine başvurması veya güvenli bir şekilde yapılabiliyorsa, en yakın hastanenin acil servisine götürülmesi kişinin sağlığı için büyük önem atfeder.

Travma Sonrası Stres Bozukluğu Belirtileri Nelerdir?

Travma sonrası stres bozukluğunun belirtileri, travmatik olayı tekrar tekrar yaşama, aşırı uyarılmışlık hali ve travmayla ilişkili uyaranlardan kaçınma şeklinde görülmektedir. Travma sonrası stres bozukluğu belirtilerinin ortaya çıkışını etkileyen bazı risk faktörleri vardır. Bunlar kişinin kendine dair olumsuz düşünceleri yani negatif inançları, geçmiş yaşam öykülerinin olumsuz olması, erken dönem travmaları, eğitim düzeyleri, yaşanılan travmatik olayın türü (insan eliyle veya doğal felaketler nedeniyle), şiddeti, süresi gibi etkenlerdir. Travma bireyde şiddetli sarsıntılara yol açan ruhsal bir bozukluktur. Yaşamımız boyunca bizi üzen, kaygı yaratan, korku duyduğumuz zamanların sonucunda oluşan geleceğe karşı umutsuzluk oluşturan olaylardır. Kötü olarak adlandırabileceğimiz tüm deneyimler ya da olaylar travma olarak adlandırılmaz. Kötü olayların travma olarak adlandırılması için hiç beklemediğimiz zamanlarda ansızın yaşanması gerekir. Ansızın yaşanılan kötü yaşantılar sonucunda kişide stres bozuklukları görülebilir. Stres bozukluğu bireylerde farklı zamanlarda ortaya çıkar. Her bireyde farklı semptomlarla gözlemlenirken kimi bireyde yaşanılan deneyimden kısa bir süre için ortaya çıkarken, kimi bireyde belirtilerin ortaya çıkması uzun bir zaman sonra gözlemlenir. Semptomların kişide gözlemlenme süreside farklılıklar gösterir.

Bazı bireylerde bu belirtiler uzun yıllar gözlemlenirken bazı bireylerde ise kısa zamanlı kendini gösterir. Semptomların yani belirtilerin gözlemlenme süresinde kişilerin genetik özellikleri, fiziksel yapıları, stresin üstesinden gelme durumları gibi bireyden bireye farklılık gösteren özellikler Travma Sonrası Stres Bozukluğunda yaşanılan durumlara yol açar. Travma Sonrası Stres Bozukluğu genç bireylerde, ekonomik sıkıntılar yaşayan, aktif sosyal hayata sahip olmayan bireylerde daha çok karşılaşılmaktadır, diyebiliriz.

Travma sonrası stres bozukluğunun belirtileri genel olarak travmatik yani zorlu bir olaydan sonraki bir ay içinde başlasa da, bazı durumlarda semptomlar olaydan yıllar sonra da ortaya çıkabilir. Bu belirtiler bireyin sosyal, günlük veya iş hayatı ile kişisel ilişkilerde önemli sorunlara sebep olabilir. Ayrıca bireyin normal günlük hayatını sürdürme becerisine de engel oluşturabilir. 

Travma sonrası stres bozukluğu belirtileri çoğunlukla birkaç farklı duruma ayrılır: Yeniden yaşama, yani hatırlama, kaçınma, aşırı uyarılma, aşırı düşünme ve ruh halindeki olumsuz değişiklikler ile fiziksel ve duygusal tepkilerde gözlemlenen farklılıklar olabilir. Belirti ve semptomlar zamanla farklılık gösterebilir ya da kişiden kişiye göre değişebilir. 

Yeniden yaşama, yani hatırlamanın belirtileri arasında travmatik olay hakkında kişiyi üzen rüyalar veya kabuslar, travmatik olayı kişiye hatırlatan herhangi bir şeye, olguya veya duruma karşı hissedilen şiddetli duygusal rahatsızlık veya gösterilen fiziksel tepkiler, travmatik olayın tekrar oluyormuş gibi tekrar yeniden yaşamak veya travmatik olayın tekrarlayan, istenmeyen üzücü anılarını bulmak veya hatırlamaktır.

Kaçınma semptomları ve belirtileri arasında bireye travmatik yani zorlayıcı olumsuz olayı hatırlatan faaliyetlerden, kişilerden veya mekanlardan, yerlerden kaçınma ya da travmatik olay hakkında düşünmekten veya konuşmaktan kaçınmaya çalışmak bulunmaktadır.

Aşırı uyarılmaya bağlı olarak düşünce ve ruh halindeki olumsuz değişikliklerin semptomları arasında kişinin kendisi, öteki insanlar, gelecek veya dünya hakkında olumsuz düşünceler, travmatik olayın önemli öğelerini hatırlamamak da dahil olmak üzere hafıza ve bellek sorunları, başka bireylerle yakın ilişkileri sürdürmede yaşanan zorluk, hayata ve ilişkilere dair olumsuz düşünceler, aile ve arkadaşlardan kopuk, farklı veya ayrı hissetmek, bir zamanlar zevk alınan etkinliklere ve uğraşlara karşı ilgi duymama, olumlu duyguları deneyimleme de yaşanan zorluk, duygusal olarak uyuşma hali bulunmaktadır.

Yine aşırı uyarılmaya bağlı olarak fiziksel ve duygusal tepkilerdeki değişikliklerin semptomları arasında kolayca ürkme ya da korkma, tehlikeye karşı daima tetikte olma ve tedirginlik halinde olma, çok fazla alkol tüketmek, madde kullanmak veya çok hızlı araba kullanmak gibi bireyin kendisine zarar veren davranışları, uyku zorlukları, konsantrasyon güçlükleri, sinirlilik hali, öfke patlamaları, saldırgan davranışlarda bulunma, aşırı derecede suçluluk veya utanç hissinin olması sayılabilir.

Travmanın Sebep Olduğu Ruhsal Hastalıklar

Travmatik deneyim sonucunda kişiler, biyolojik, sosyal ve psikolojik etkilerle, travmanın tipine, şiddetine, yaşanma şekli ve farklı bazı durumlara bağlı olarak çeşitli tepkiler vermektedirler.  Bunlar, travmatik olay ile ilişkilendirilen; travma sonrası stres bozukluğu, depresyon, dissosiyatif bozukluk, borderline kişilik bozukluğu, anksiyete bozukluğu, panik bozukluğu, madde ya da alkol kullanım bozukluğu, bağımlılık, sosyal fobi, obsesif kompülsif bozukluk, konversiyon bozukluğu, somatizasyon bozukluğu, yeme bozuklukları ile psikotik bozukluklardır veya diğer ruhsal rahatsızlıklar ile ilişkilerdir.

Psikolojik Travma Nasıl Atlatılır?

Travmatik bir olay yaşandığında, kişi yaşadığı anıyı olayın gerçekleştiği zamandaki duygu ve beden duyumları ile işlenmemiş bir şekilde kaydeder. Bu anılar diğer normal anılar gibi beyin tarafından hazmedilmediği için, en ufak bir tetikleyici ile karşılaşıldığında olay anındaki olumsuz duygu ve düşünceler tekrar tekrar ortaya çıkar.

Travma Sonrası Stres Bozukluğu Kalıcı mıdır?

Travma sonrası stres bozukluğu yıllar boyunca sürebilen ve ciddi işlevsel bozukluk veya iş gücü kaybına yol açabilen bir ruhsal rahatsızlıktır. Kişinin yaşadığı olay ve olayın şiddeti, biyolojik yapısı etken bir durumdur. Doğru müdahale, doğru bir tedaviyle kişi travmanın oluşturduğu rahatsızlıklarla ile baş etmeyi öğrenir ve iyileşme gerçekleşir.

Travma Sonrası Stres Bozukluğu Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Travma Sonrası Stres Bozukluğu görülen pek çok bireyde aynı anda başka ruhsal hastalıklar da görülür. Travma Sonrası Stres Bozukluğu ile birlikte en sık görülen hastalık depresyon olarak görülmektedir. Depresyon dışında çeşitli anksiyete (bunaltı) bozuklukları, aşırı alkol tüketimi veya madde kullanımı, kişilik bozuklukları da görülebilir. Daha önceden ruhsal hastalık geçirmiş kişilerde travma sonrasında bu rahatsızlıkların yeniden ortaya çıkma riski fazladır. Travma Sonrası Stres Bozukluğu dışında ikinci bir ruhsal rahatsızlık varsa, hem bireyin yaşadığı sıkıntı ve işgücü kaybı artar, hem de daha yoğun ve daha uzun süreli tedavi gerektirir. 

Travma sonrası stres hastalığı uzun yıllar sürebilen ve ciddi işgücü kaybına yol açabilen bir hastalıktır. Dolayısıyla tedavi edilmezse bahsedilen rahatsızlıkların ortaya çıkma riski yüksektir.

Travma Sonrası Stres Bozukluğu Nasıl Tedavi Edilir?

Travmatik olayların verdiği etkiler anlaşıldıkça TSSB için çok sayıda psikolojik tedavi yaklaşımı geliştirilmiş ve bunların etkileri araştırmalarda sınanmıştır. İlaç tedavileri etkin olarak bilinmektedir. 

Doğal afetler, büyük kazalar, kayıplar, savaş, taciz, tecavüz gibi önemli travmaların yanı sıra, başta çocukluk çağı olmak üzere her yaşta yaşanan ve etkisi travmatik olan her tür yaşantıdır. Örneğin; Günlük hayatta aile, okul, iş çevresinde yaşanan olumsuz olaylar, şiddete maruz kalmalar, aşağılanmalar, reddedilmeler, ihmal ve başarısızlıklar işlenememiş anılar arasında yer alabilmektedirler.

EMDR, bu tür izole anıların işlenmesini sağlayan fizyolojik temelli bir terapidir. Beynin zamanında yapamadığı işlemi yapmasını sağlar. Kilitli kalmış anı ile diğer anı ağları arasında ilişki kurulması, öğrenmenin sağlanarak bilginin adaptif bir şekilde depolanması mümkün olmaktadır. Danışan artık rahatsız olmaz ve anıyı yeni ve sağlıklı bir perspektiften görmektedir.

Terapi ile sadece semptomlar ortadan kalkmaz. Yeni bakış açısının kazandırdığı pozitif inançlar ve olumlu duygular kişinin kendisine, ilişkilerine, dünyaya bakışını da olumlu yönde değiştirip kişisel gelişim sağlamaktadır.

Sıkça Sorulan Sorular

Psikolojik travmaya ne iyi gelir?

Travma sonrası iyileşme süreci, zaman, önem ve sabır gerektiren bir süreçtir. Ancak, bazı yöntemler ve destekleyici yaklaşımlar bu süreci kolaylaştırabilir. İşte bunlardan bazıları şu şekildedir;
1- Duygusal destek almak
Sevdiğiniz ve güvendiğiniz insanlardan destek almak önemlidir. Güvenli çevrenizden destek alabilir, bu konuyu onlarla paylaşabilirsiniz. Destek gruplarından da destek alarak yararlanabilirsiniz.
2- Günlük yapılabilecek aktiviteler
Fiziksel aktivite, yürüyüş yapmak veya nefes egzersizleri yapmak fayda gösterecektir. 
Sanat veya yaratıcılık çalışmalarında yapmak olumsuz düşüncelerinizle baş etmekte size yardımcı olabilir.
3- Rutine dönmek
Travma sonrası hayatın kontrolünü yeniden kazanmak için küçük ve düzenli alışkanlıklar oluşturmak size yardımcı olabilir.
Uyku düzenine dikkat etmek ve sağlıklı beslenmek bu süreçte önemlidir.
4- Profesyonel destek almak
Bu süreçte elbette zorlandığınız durumlar, davranışlar, yerler veya kişiler olabilir. Bu noktada profesyonel destek alabilirsiniz.

Psikolojik travma ne zaman geçer?

Psikolojik travmanın iyileşme süresi bireyden bireye değişir ve iyileşme birçok duruma bağlıdır. Travma yaşayan herkesin deneyimi farklılık gösterir, bu nedenle kesin bir zaman çizelgesi vermek mümkün değildir. 
Psikolojik travma iyileşme durumu aslında bir yolculuktur. Herkesin iyileşme süreci kendine özeldir. Eğer baş etmekte zorlanıyorsanız, profesyonel bir destek almaktan lütfen çekinmeyin.
İyileşme süreci sizin hızınızda ilerler.

Ruhsal travma ne demek?

Ruhsal travma, kişinin yaşamını tehdit eden, güvenlik ihtiyacını sarsan ya da duygusal olarak başa çıkamayacağı bir olayın ardından ortaya çıkan bir psikolojik etkidir. Bu tür olaylar, bireyin zihinsel ve duygusal dengesini bozarak uzun süreli etkiler oluşturabilir.

Yaşanan Her Travmada Travma Sonrası Stres Bozukluğu Yaşanır mı?

Hayır, her travmatik olayın ardından Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) gelişmeyebilir. TSSB, travmatik bir olayın ardından ortaya çıkabilen, ancak her bireyin yaşamadığı bir ruhsal bozukluktur.

Duygusal travmalar nedir?

Duygusal travma, kişinin yoğun duygusal acı, hayal kırıklığı veya duygusal zarar yaşadığı sonucunda oluşan psikolojik bir etkidir. Bu travmalar, bireyin duygusal dünyasını derinden yaralayarak güven, özsaygı, öz şefkat ve ilişkiler üzerinde yaralar bırakabilir.

Travmanın yarattığı ruhsal sorunlar nelerdir?

Travma, kişinin yaşamını tehdit eden veya duygusal olarak başa çıkamayacağı kadar yoğun bir olaydan sonra ortaya çıkan psikolojik etkilerle ilişkilidir. Bu etkiler, kişinin ruhsal sağlığını kısa veya uzun vadede etkileyebilir ve çeşitli ruhsal sorunlara yol açabilir.

Duygusal şok nedir?

Duygusal şok, bireyin aniden ve beklenmedik bir durumda meydana gelen olaylar karşısında yaşadığı duygusal tepki durumudur. Bu yaşanan durum, bireyin zihinsel ve duygusal dengesini geçici olarak bozabilir ve olayın etkisini anlamakta veya başa çıkmakta zorlanmasına neden olabilir.

Travmatik anksiyete nedir?

Travmatik anksiyete, kişinin travma yaşadığı bir olayın ardından geliştirdiği yoğun ve sürekli kaygı durumu yaşamasına verilen isimdir. Bu durum, travmanın yol açtığı korku, güvensizlik ve tehdit algısının kalıcı bir hale gelmesiyle ilişkilidir. Travmatik anksiyete, kişinin zihinsel ve duygusal dengesini bozarak günlük yaşamını olumsuz etkilemektedir diyebiliriz.

Neonova Psikoloji

Neonova Psikoloji

Gaziantep Psikolog Kliniği: Neonova Psikoloji

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bilgi ve Randevu Al